CUMHURİYET MEŞALESİ
''TEMRAZ KESEMENLİ'NİN ARDINDAN''
Metin KOCA
Sevgili arkadaşlarım, büyüklerim, küçüklerim, dostlarım ve hemşehrilerim her şehrin ve her devrin ilmen, bilmen, sanat, spor, kültür, siyaset ve dahi insani tüm konularda ileri gelenleri, ekabirleri, ak sakallıları olmuştur şüphesiz.
Kıymetli büyüğümüz Temraz Kesemenli sahip olduğu insani birçok hasleti, en kutsal meslek olan öğretmenlik ile taçlandırmış, yüzlerce hatta binlerce öğrencinin hayata ilk adımlarına rehberlik etmiş mümtaz bir değerdir. Şehrimizde yaşayan tüm hemşehrilerimizin kendisinden sitayiş ile bahsettiği hepimizin malumu. Zira Temraz Bey, ebeveynlerinin çoğu dönem şartlarında okur yazar olmayan Karslı ailelerin çocuklarını büyük özveri ile okutmuş hepsinin memleket meselelerinde söz söyleyecek konumlara gelmesine vesile olmuştur.
Bu satırların kaleme alınma sebebinin Temraz Bey'in değerli bir büyüğümüz, kıymetli bir hemşehrimiz olmasının yanı sıra bu satırları yazma
becerisini bana kazandıran İlkokul öğretmenim olduğunu belirtmek isterim. Şimdi hayal dünyamızın bir köşesine uzanıp sizlerle birlikte 1960'lı yıllara Kars'a doğru bir yolculuğa çıkalım.
Herkesin samimi, içten, sevecen ve imkanlar dahilinde mutlu olduğu; dünyada metanın, hırsın, paranın insani değerleri örselemediği yıllar. Yakın geçmişte büyük savaşlar geride bırakılmış, madden manen birçok kayıp verilmiş ve insanlık yeni bir tarih yazma uğraşına girmiş. Cumhuriyet henüz genç, ülke atılım yapma istikametinde. Ve Türkiye'nin o dönemde ki en büyük sermayesi idealizim kelimesinin hakkını tamamen dolduran, liyakat sahibi öğretmenleri...
İşte bu idealist ve liyakat sahibi öğretmenlerden biri Temraz öğretmen ile böyle bir iklimde tanış olduk ben ve benim gibi onlarca çocuk. Neredeyse her günü aklımdadır yaşadığım 5 güzel senenin Kars Fevzipaşa İlkokulunda. Baş öğretmenlerimiz
merhum Bayram Güzelderen ve merhum Kerem Okyay sınıf öğretmenimiz Temraz Kesemenli...
Elbette ki her günü yazmak imkanı olmayacaktır burada ama aklıma ve gönlüme nakşolmuş anılardan paylaşmak isterim. Temraz Bey ülkemize muhacir olarak Gümrü'den gelen bir aile geçmişine sahip olduğu, vatan olgusu ve hasretini çok iyi bildiği için bizlere temel eğitimin yanı sıra Vatan, Millet, Bayrak, Ezan, Cumhuriyet, Atatürk ve tarih sevgisini ziyadesiyle aşılamış bunlara ilave olarak günlük hayata da adapte etmeyi kendine ilke edinmişti.
Andımız, İstiklal Marşı, Gençlik Marşı, İzmir Marşı. 10. yıl Marşı, Hoşgelişler Ola Mustafa Kemal Paşa Marşı, Bayram Güzelderen Başöğretmenimizin kaleme aldığı Fevzipaşa Marşı, Çanakkale Marşı ve daha niceleri bizlere öğrettikleri olduğu gibi birde eğitimi yerinde deneyimleterek anlatan bir özelliğe sahipti. Şöyle ki bizlere tarihi anlatmak Ermeni mezaliminden, Rus zulmünden bahsetmek için
Kanlı tabyaya, Dereiçine, Kars Kalesi'ne, ticari hayatı anlatmak için hapan mevkiine, sağlığa dair gidişatla ilgili bilgiler için verem savaş dispanserine, mektup atmayı telgraf çekmeyi öğretmek için postaneye, telefonla konuşmak deneyimini kazandırmak için merhum Seyfi Çapan'ın Hüryurt Gazetesine götürdüğü tüm öğrencilerinin eminim bugün gibi aklındadır.
Temraz Öğretmenimiz bu malumat veren tarafının yanı sıra büyük saygısı, küçük sevgisini önemser buna sık sık vurguda bulunur, her yıl sonu bizleri kıra pikniğe götürür, kahramanlık konulu piyesler oratoryolar sahnelettirir, tadı hala damağımızda olan yerli malı haftaları kutlatır, Milli bayramlarda şiirler okutur, oyunlar tertip ederdi. Mesela benim hiç unutamadığım arkadaşlarımın da okuduklarında hemen anımsayacakları Taner Ekinci ve Serap Borluk arkadaşlarımızın başrolünde oynadıkları ''Küçük Ali Kaptan'' isimli tiyatro oyunu bizlere milli hisleri vatan sevgisini aşılarken, oyunda görev alan hepimiz daha o yaşlarda
sanatla da haşır neşir oluyorduk. Şimdi bir kere idrak ediyorum ki Öğretmenimiz disiplini ile sevgisini harmanlayıp bizlere hayat yolunda ışık olmak gayretindeydi ve bunu çokta güzel başardı. Mekanı cennet olsun. Evet mekanı cennet olsun, değerli öğretmenimizi 14 Temmuz 2020'de hakka uğurladık.
Satırlar başka satırlara da vesile oluyor şüphesiz. Şimdi ilkokul yıllarından bahsetmişken hatırladığım kadarıyla aşağıda isimleri yazılı candan arkadaşların kulaklarını çınlatmamak olmaz elbette.
1- Taner Ekinci (Mümessil)
2-İsmet Koyuncu
3-Yavuz Koca
4-Benan Kalaycı
5-Belgin Işık
6-Saadet Kırmış
7-Orhan Ateş (genç yaşta rahmetli oldu)
8-Kenan Kırmış (rahmetli oldu)
9-Nahide Yıldız
10- Beşir Öztürk
11- Hülya...
12-Nejla Kayhan
13-Serap Borluk
14- Onyıl Demiral
15-Yakup...
16-Adem Erdemir
17-Şerafettin Erdemir
18-Nahyettin Erdemir (rahmetli oldu)
19-Oğuz...
20-Metin Koca
21-Şentürk Uludağ
22-Kaplan Alp
23-Ali Altuğ
24-Hülya Altuğ
25-Muharrem Saltan
26-Gülenaz Şikel
27-Neslihan Çetin
28-Nimet...
29-Abdurrahman Uçkun
30-Ahmet Gökçe (rahmetli oldu)
31-Yusuf İzzettin Bacak
32-Şükran...
33-Münadiye Babürşah
34-Adil Alp
(geçmiş zaman tabii bazı arkadaşlarımızın soy isimlerini hatırlayamadık,ve emimin unuttuğumuz başka arkadaşlarımızda olmuştur affoluna)
Yukarı da yazılı arkadaşlarımızın hepsi de benim gibi saklambaç oyunlarımızı, top oyunlarımızı, tekmik oyunlarımızı, kızdı kızdı kemer kızdı oyunlarımızı, gezilerimizi, derslerimizi, yerli, malı haftalarımızı ve daha nicelerini hatırlıyorlar eminimin. Hepsine can sağlığı dilerim.
Ve şimdi düşünülebilir ki Temraz Kesemenli Öğretmeni şimdi mi hatırladın? Bu duruma da dilim döndüğünce cevap vereyim: ben Temraz Öğretmenim ile olan bağımı hiç bir vakit koparmadım. 60'lı yıllardan bugüne kadar Kars'tan ayrı olduğum tüm zamanlarda özel günler bir tarafa aklıma düşürdüğüm her vakit
telefonla ulaştım, Kars'ta ikamet ettiğim dönemlerde de her zaman bir vesile ile ziyaretine gittim. Hatta Kars'ta arkadaşım Servet Erişen ile tertiplediğimiz Alpaslan Lisesi Mezunları gününün ilkinde Bayrak ve Flamayı o yıl liseye kaydedilmiş bir gencimize kendisinin vermesini rica edince sevincini ''Servet, Metin evlatlarım bu büyük bir
onurdur'' sözleri ile paylaştı. Bilenler merhum öğretmenimizin çok yönlü bir kişiliğe sahip olduğunu hemen anımsayacaklardır. Gazetecilik, halk dansları, araştırmacılık, tarih merakı, güzel söz söylemede mahir oluşu, ekabir duruşu onu farklı kıldığı gibi Annesi Kamer Hanıma ömrünü vakfettiği gerçeği ve merhumenin adını yaşatmak için kendi birikimleri ile yaptırdığı Kamer Camii Kars'a bir değer katmasının yanı sıra onun ulvi kişiliğine güzel bir örnektir...
Hayat çok ilginç yıllar sonra bir ilkokul öğretmeni eşe sahip olunca iyice idrak ettim ki öğretmenler onca yaşam karmaşası içinde evde ki çocuklarından çok öğrencilerine zaman vakfediyor ve başka ailelerin emanetlerini daha çok önemsiyorlar. Tıpkı Temraz Öğretmenimizin bizleri önemsediği ateşi ile çıramızı tutuşturup, bugün bile yanan Cumhuriyet ışığımız Vatan, Bayrak, Atatürk, Kars sevgimiz, milli hissiyatlerimizin sebebi olup, gelecek nesillere bu hislerimizi aktarmayı bizlere görev olarak aşıladığı gibi.
Bana bir harf öğretenin kölesi olurum demişti H.z Ali bu hesapta hangi öğretmene ne kadar köle olsak ödeyebiliriz borcunu merak ediyorum.
Evet Temraz öğretmenim onlarca şiir, şarkı sözü (güfte) birçok destan ve makaleye imza attım kaderde bugün size bir de veda yazısı yazmak varmış. 60'lı yıllardan kalan hakkınızı teslim edip, tüm sevenleriniz adına rahmet temenni etmek için...
Mekanınız cennet olsun.